Ttnet’ten Bıktım Artık !
Haziran ayından bu yana internettim kopup kopup duruyor.Bu durum ilk ortaya çıktığında geçici bir sorun olduğunu düşündüm.Fakat bu durum bir süre daha devam edince durumu müşteri hizmetlerine bildirdim.Hem de defalarca !
Müşteri hizmetlerini hazirandan bu zamana kadar 7-8 kere aradım ve bu konuda da 4 kez arıza kaydı oluşturuldu.Bu arıza kayıtlarından gelen cevapların ikisinde hat ölçümlerimin yapıldığını ve sorunun bina içindeki tesisattan kaynaklandığını söylediler.Bende deneme yanılma yöntemiyle önce modemi sonra splinterı daha sonrada tüm kabloları değiştirdim.Sonuç: Olmadı; sorunum devam ediyordu.
Yılmadım, tekrar müşteri hizmetlerini aradım.Yine aynı şekilde arıza kaydı oluşturuldu ve bana geri dönüldü.Sorun benim internet paketimin 8 Mbps ye kadar olmasıymış.Santralle olan uzaklığa bağlı olarak bu hızdan yararlanamayabilirmişim.Halbuki ben bu sorun ortaya çıkmadan önce yaklaşık bir 6 aylık bir süreçte internete 6 ile 8 Mbps arasında hızlarda bağlandım.bu durumu da anlattım fakat beni takan kim.İnternet hızımı kopmalar yaşamamam için önce 4 daha sonra 2 ye indirgediler.Sonuç: Yine olmadı.
Tekrar aradım, tekrar geri döndüler.bu seferki konuya daha hakimdi.Problemin mahallemdeki mevcut alt yapıdan kaynaklandığını ve bu konuda bir şey yapamayacağını söyledi.Daha az kopmam için de hızımı 1 Mbpsye indirgedi.Ayrıca bu dönemde fark ettim ki telefon hattımda yoğun bir şekilde parazit var.bunun içinde 121’e iki defa bildirimde bulundum ama sonuç alamadım.
Anladım ki bu iş müşteri hizmetlerinden olmuyor.Şikayetvar.com’a durumu taşıdım.Beni aradılar, hat ölçümlerini tekrar yaptıklarını söylediler ve sorunu binamda aramamı söylediler.Tüm tesisatı yenilediğimi söylediğim, alt yapınızda bir sorun olabilir dedim, tekrar incelemeye aldılar ve bir daha beni aramadılar.Üstüne üstlük şikayetvar.comdaki şikayetimi çözüldü konumuna almışlar.Bknz
Buradan da bir sonuç alamayınca durumu özetleyen bir dilekçe ile Türk Telekom Paşabahçe müdürlüğüne başvurdum.Başvurum şöyleydi:
“983**56*** Hizmet nolu ADSL, 02163**3**2 telefon numaralı sabit hat abonesiyim. İnternet ve telefon hattımda yaklaşık olarak son üç aydır bir takım sorunlar yaşıyorum.Bu sorunları aşağıda belirttim.
İnternet hattımda sık sık kopmalar yaşıyorum.Bu durumu 444 0 375 nolu Ttnet müşteri hizmetlerine defalarca bildirdim.En son oluşturulan teknik destek kaydında, ekiplerinizce bana telefonla geri bildirim gerçekleştirildi.Problemin yerel olarak mevcut alt yapıdaki bir takım sorunlar olduğu ve şuan için yardımcı olamayacaklarını aktardılar.
Ayrıca internette daha az kopmalar yaşamam için 8 mbps e kadar olan internet hızım teknik ekipleriniz 2 mbps’ye indirgedi.Ancak kopmalar hala devam etmekte.
Telefon hattımda görüşmeleri engelleyebilecek derecede cızırtı duymaktayım.Bu durumu 121’e bildirdim.Telefon hattımdaki sorunum hala devam etmektedir.
Belirtmiş olduğum internet ve telefon hattımdaki problemlerin tarafınızca bir an evvel çözülmesini talep ediyorum. “
Bu dilekçe üzerine evime bir teknik personel gönderdiler.Gelen kişi olağan hat kontrollerini yaptıktan sonra sorunun mahalledeki alt yapıdan kaynaklandığını bu durumu kendisinin defalarca üstlerine bildirdiğini, şu an için bir şey yapamayacağını ve sorunun çözülebilmesi için bölgede genel bir alt yapı çalışması yapılması gerektiğini söyledi
Birkaç gün sonra verdiğim dilekçe bir cevap geldi.Gelen cevap şu şeklide:
“İyi günler, teknik servisten aldığım bilgiyi sizinle paylaşıyorum
Paşabahçe 07 sahaya DSLAM talebinde bulunulmuş, 2 ay içinde kurulması planlanmaktadır. Ayrıca prensibale ölçüm yapılarak ıslah edilebilirliği kontrol edilecektir. Bilginize…
(ayrıca önümüzdeki afta bölgede kablo ıslah çalışması var devreniz önümüzdeki hafta ıslah edilebilir.şu anda 1024-800 hız alabiliyorsunuz ıslah çalışmasından sonra daha iyi bir hız verebileceğiz) “
Cevaptaki o ıslah çalışmaları hiç olamadı, ne zaman olur kim bilir.Şu anda 2010 Avrupa kültür başkenti İstanbul da 1 Mbps hızıyla kopa kopa internete erişmeye çalışıyorum.Tüm çabalarıma rağmen çözüme erişemedim.Ama sorunun ana kaynağını buldum.Sorun yerel iletişim alt yapısının tek elde olması.Türk Telekom’a muhakkak bir rakip çıkmalı.Ama öyle 1045 gibi filan değil, kendi alt yapısı tamamen ayrı olan bir rakip çıkmalı.
Yukarıdaki Avrupa’nın altını boşuna çizmedim.Finlandiya da internetin her yuttaş için temel bir hak olduğunu, devletin herkese 1 Mbps hızında da olsa internet erişimi sağlamak zorunda olduğunu biliyor muydunuz ? Bknz
Onların ülkesinde internetin konumu öyleyken benim ülkemde işte böyle.
Google Earth’ta Yeşil Daireler
Geçen gün Google Earth’ta gezinirken ABD Nevada’daki yeşil daireler oldukça dikkatimi çekti.Dikkatimi çekmesinin nedeni bu yeşil dairelerin oldukça büyük ve çöllerde olmasıydı.Yeşil dairelerin yarı çapı 300 metre ile 600 metre arasında değişiyor.Bu yeşil dairelerin neler olduğunu merak ettim.Google da bu durumu Türkçe olarak aradım.Ortaya inanılmaz varsayımlar çıktı.Kimilerine göre bunlar bir nevi sansürmüş ve ABD gizli üslerini gizliyormuş.Uzaktan da yeşil görünmesini sağlayarak dikkat çekmiyormuş.Bu sadece internet efsanelerinden biri.
Durumu bir de ingilizce olarak arattırdım ve şık diye ne olduğu ortaya çıktı.Bunlar sadece birer tarlaymış.”Center pivot irrigation” denilen bir sulama sistemi ile çöllerde gayet verimli bir şekilde tarım yapılabiliyormuş.Tarlaya kurulan sistem dairesel hareket ederek sulama ve beraberinde gübreleme yaparak sulama, gübreleme ve işçi maliyetini daha aza indirgiyormuş.
Bu yöntem bizde pek bilinmiyor.Zaten sulama sistemleri pek kullanılmıyor, hale klasik yöntemler kullanılıyor.Adamlar çölde tarım yapıyor, biz ise şırıl şırıl akan akarsuların yanında tarım yapmayı beceremiyoruz.Bu zaten apayrı bir konu olduğundan daha fazla kurcalamayacağım.
Bu yöntem genellikle ABD, Brezilya, Yeni Zelanda ve Avustralya da kullanılıyor.
Nevada’daki yeşil daireleri Google Earth’ta kendiniz görmek isterseniz buraya tıklayın.
Kaynaklar:
Prof.Dr.İbrahim Canan Anadolu Öğretmen Lisesi – TANITIM
Hayırsever iş adamı Galip Öztürk, 2005 yılında Beykoz-Cumhuriyet köye yaptırdığı “Galip Öztürk Çok Programlı Lisesi”nin ardından bu sene çok programlı lisenin yanına anadolu öğretmen lisesi yaptırıyor.Şuan yapılmakta olan lisenin adı “İbrahim Canan Anadolu Öğretmen Lisesi” olarak kararlaştırıldı.Beykoz bu sayede Beykoz Anadolu Lisesinin ardından bir de anaadolu öğretmen lisesine sahip olacak.
Cumhuriyet köye yapılan bu liseyi internette araştırmaya çalışsam da bu lise hakkında ayrıntılı bilgi yada herhangi bir görsel içerik bulamadım.bu okulun meraklıları için okulu ziyaret ettim.Okulunun ulaşımını, şuanki bina durumunu inceleme fırsatım oldu.Okulla ilgili göze batan sorunlara değineceğim:
Ulaşım başlı başına bir dert
Cumhuriyet köye sadece Beykoz’dan otobüs var; Oda saatte bir.Otobüs haricinde herhangi bir toplu taşıma aracı bulunmamakta.Sultaniyeden kalkan 137 nolu halk otobüsleri ile 125 dk da oraraya varabilrisiniz.Cumhuriyet köy biraz uzakta ama otobüsle 125 dk edecek kadar değil.125 dk sürmesinin nedeni otobüsün Riva’ya uğrayarak gitmesi.Bu okula kayıt olan öğrenciler servisle 40-45 dk da Kavacık’a ulaşırlar.İlerleyen yıllarda toplu taşıma için gerekli düzenlemeler yapılabilir.
Bina Eylüle yetişmeyecek gibi
Aşağıdaki videoda binanın şuanki halini görebilirsiniz.Bina yapımında çalışan ustalara yetişip yetişmeyeceğini sorduğumda biraz zor dediler.Binanın kaba inşaatı bitmek üzere.İki katın iç sıvası bitmemiş, kapılar, camlar kalebodur filan daha hiç başalanmamış.Bunun sıvası var, boyası var, elektrik sistemi, ses sistemi, kaleboduru, camları, asansörü, filan derken bence de Eylüle yetişimez.
İlk öğretim binasında eğitim görebilirler
Milli eğitimde bunun farkında gözüküyor.Şöyle ki Cumhuriyet köydeki ilk öğretim okulunun binasının bir tarafında ilk öğretimin tabelası, bir tarafında is anadolu öğretmen lisesinin tabelası var.Anlaşılan bina bu dönem yetişmeyecek ve öğrenciler okul inşaatı bitene kadar ilk öğretim binasında eğitim görecekler.Aşağıdaki resime tıklayarak resimi büyültün.
Şuan ki hali:
Bilgisayarınızı Ses ile Yönetin
Bilgisayarınızı konuşarak yönetmek istemez misiniz ? Örneğin “google” dediğinizde google’ın, “aynamilas” dediğinizde aynamilas’ın, “fifa” dediğinizde fifanın açılmasını istemez misiniz ?Artık bunları ve daha fazlasını geveze komut anlar programı ile fareyi oynatmadan yapabilirsiniz.Üstelik bu program Türkçe; dahası komutları anlıyor ve tüm bu imkanları ücretsiz olarak sizlere sunuyor.Programın en önemli özelliklerinden biri de kullanıcı tarafından yeni komutların eklenmesine olanak sağlanması.Bu sayede istediğiniz komutu ekleyebiliyor, programı istediğiniz doğrultuda geliştirebiliyorsunuz.Tüm bunları yapabilmeniz için bilgisayarınızda mikrofon veya webcam olması gerekiyor.
Programı buradan indirebilirsiniz.- rar şifresi: aynamilas.com
Programı kurduktan sonra bir kaç ayarlama yapılması gerekiyor.
Programı kurduktan sonra programı masaüstünden veya başlat menüsünden çalıştırın.Daha sonra Ayarlar > Ses Tanıma Ayarları kısmına gidin.Bu bölümdeki güvenilirlik kısmı programın hassasiyetini ayarlıyor.Bana göre en ideal ayarı %6 ile %9 arası.
Bir diğer ayar ise; bilgisayarı açtığımızda program otomatik olarak başlamıyor.Programın elle çalıştırılması gerekiyor.Programın otomatik olarak açılması için çalıştıra “regedit” yazın ve açılan kayıt defterinden HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Run ksıma gidin.daha sonra sağ kısımına sağ tıklayın ve yeni dize değeri oluşturun.Dize değerinin ismini geveze yapın ve çift tıklayın.değer verisi kısımına “C:\Program Files\GVZ\GVZ Komut Anlar\SRCommand.exe” yazın.(Tırnaklar dahil değil) Hepsi bu kadar.
Komut ekleme
Programı açın, komutlar kısmında herhangi bir kategorinin üstüne sağ tıklayın, yeni komutu seçin.Buradaki önemli husus komutun söylenişini Türkçe yazmak.Örneğin facebook için feysbuk yazıcağız.Daha sonra çalıştırı seçin ve komut kısmında www.facebook.com yazın ve kaydedin.Şimdi feysbuk diyerek komutu deneyin.
Ben birkaç güzel komut ekledim;
Bilgisayarı kapatma için; komut türü çalıştır, komut: shutdown -s -t 00
Bilgisayarı yeniden başlatmak için; komut: shutdown -r -t 00
Görev yöneticisi için; komut türü çalıştır, komut: taskmgr.exe
İstediğiniz programları, oyunları ve diğer uygulamalar için uygulama simgensin üzerine sağ tıklayıp özellikleri kısımını açın.Hedef kısmını kopyalayın ve komut kısmına yapıştırın.
Dünyanın Altın Oran Noktaları
Ben sadece dünyanın altın oran noktaları hakkında düşüncelerimi paylaşacağım.Altın oranın ne olduğu hakkında zaten var olan bilgiler var.Bu yazımda altın orandan sıkça bahsedeceğimden konuya başlamadan önce altın oranın ne olduğunu bilmek gerekir ;
http://www.populerbilgi.com/genel/altin_oran.php ve http://tr.wikipedia.org/wiki/Alt%C4%B1n_oran adreslerinden altın oran hakkında bilgi edinebilirsiniz.
08 Temmuz’da Fox Tv de yayınlanan “Şifreler” adlı programın konusu altın oran ve dünyanın altın oran noktasıydı.Ne var ki burada yayınlanan bir video da dikkatimi çeken bir husus oldu ve oldukça canımı sıktı.Bahsettiğim videoyu aşağıda sizle paylaşıyorum.
Video da şöyle bir kısım var:
“Mekke şehrinin kuzey kutup noktasına olan uzaklığı ile güney kutup noktasına olan uzaklığının oranı tam olarak 1,618 yani altın orandır. Ayrıca Mekke şehrinin Güney kutup noktasına olan uzaklığı ile iki kutup arasındaki uzaklığın birbirine oranı yine 1,618 dir.
Mekke’den günleri değiştiği ve gün dönümü çizgisi olarak belirtilen sınıra olan doğu uzaklığı ile batı uzaklığının birbirine oranı da yine 1,618 dir. Ayrıca Mekke’nin gündönümü çizgisine batı yönlü uzaklığının, dünyanın o enlemdeki çevre uzunluğuna oranı da şekilde görüldüğü gibi yine şaşırtıcı şekilde Altın oran yani 1,618 sayısını verir. Tüm harita sistemlerindeki bir kaç km olan ufak farklara rağmen Altın Oran noktası Mekke şehrinden asla dışarı çıkmaz ve Kabe’yi içine alan Kutsal Bölge dairesinde kalır.”
Burada yapılan hesaplamalar doğru fakat bu hesaplara sadece Mekke şehri uymaz.Referans aldığınız noktaya göre dünya üzerinde 4 farkı yer mevcut.Aşağıdaki resimlerde bunu anlatmaya çalıştım; uzun olan kısım (A) batıdan doğuya seçilebileceği gibi tam terside seçilebilir.
Kuzey ve güney bakımından da iki farkı şekilde uzun olan kısım (A) seçilebilir.Bu durumda dünya üzerinde altın orana uyan 4 farlı yer oluşur.
İnanmıyorsanız deneyin
Video da phi matriks adlı bir programdan bahsediyor.Ben o programla eşdeğer bir program kullanarak bu durumu gözlemledim ve sizinle paylaşıyorum.Hatta size de buradan indirmenize olanak sağlayarak sizinde bu duruma bizzat şahit olmanızı istiyorum.
Program dasyasını indirdikten sonra .rar dosyasını açıp, programı kuruyoruz.Daha sonra look bölümünden “look aspect ratio” kısımdaki işareti kaldırıp, look mode kısmından “simple”ı seçiyoruz.Daha sonra altın oran çerçevesini dünya haritasının tamamını kapsayacak şekilde ölçekliyoruz.Daha sonra çerçevenin üstündeki gri kısıma her sağ tıklamamızda referans noktasını değiştiğinden noktanında değişiğini görürsünüz.Dünya üzerinde 4 farlı nokta var ve bunlardan ikisi karada; biri Mekke diğeri Brezilya da bir yer.
Ayrıca bir de levha hareketleri var.Onlarıda hesaba katarsak Dünya üzerinde yüzlerce konum belirlenir.
Sonuç olarak, bir altın oran var fakat bunu Dünya haritasında uygulamak yersiz.
Akbilinizi Sıfırlayın
2010 ile birlikte öğrenci pasoları temassız kartlar ile değişti.Eskiden olduğu gibi kalan bakiyemizi diğer karta aktaramıyoruz.Aktarma ücretinin 21 kuruş gibi kıl bir sayı olunca akbildeki bakiyeyi sıfırlamak zorlaşıyor.Can sıkıntısından mıdır, pintilikten midir bilinmez ama ben bu pasoların nasıl sıfırlanacağını budum.İlk olarak bunun için bir denklem yazdım;
100x-85y-21z+d=0
x: Yüklenen lira miktarı
y:Aktarmasız ulaşım sayısı
z: Aktarmalı ulaşım sayısı
d:Şuan ki bakiyeniz ( kuruş cinsinden )
Ayrıca denklemi yorumladığımızda;
y’nin katsayısı x’inkinden küçük olduğundan denklemi sağlaması için y>x olmalı
Genelde aktarmalı ulaşım, aktarmasızdan az olduğundan y>z veya z=y olmalı
Şimdi sıra oluşturduğumuz bu denkleme, çıkardığımız yorumları da kullanarak değer vermeye geldi.Bu denkleme manuel olarak değer vermek bana pek mantıklı gelmedi.Açıkçası gözüm korktu.Bunun için ufak bir programcık yazdım.Programcık tüm şartları sağlayacak şekilde otomatik olarak değerler veriyor.Denklem sağlandığında sonuçları size listeliyor.
Programcığı indirmek için tıkla
Programı açtığınızda şunları size soracak;
Kaç sonuç görmek istiyorsunuz? – Örn: 10 yazın, ardından entera basın
Şu anki bakiyeniz?-kalan bakiyenizi kuruş cinsinden yazın, ardından enter
Sonuçlar karşınıza x,y ve olarak çıkacaktır.Değişkenlerin neleri ifade ettiğini yukarıda belirtim.
Ayrıca bu programcığı başka emellerde kullanabilmeniz için indirdiğiniz .rar dosyasının içine c++ dilinde yazılmış proje dosyasını da koydum.
İstanbul’da Papağanlar
İstanbul’da hepimizin görmeye alışkın olduğu, İstanbul’la özdeşleşmiş olan güvercinin, martının yanına bir kuş türü ekleniyor; papağan.
Papağanlarla ilk olarak Beykoz da karşılaşmıştım ve oldukça şaşırmıştım.Büyük olasılıkla bir evden kaçmıştır diye düşündüm.Ancak sonraları bu kuşların 7-8 tanesini bir arada uçtuğunu görünce durumun öyle sıradan bir olay olmadığının anladım.Bu durumu biraz araştırdığımda ise papağanların sadece Beykoz da olmadığını, İstanbul’un bir çok yerinde bu kuşlarla karşılaşanların olduğunu gördüm.Genellikle yeşil alanları tercih ediyorlar.Kendilerinde yeşil olması nedeniyle onları fark etmek güçleşiyor.
Nerden geldiler ?
Bu konu hakkında birkaç görüş var.Hatta bazı görüşler çoktan şehir efsanesi olmayı başardılar.Onlardan biri, papağanların devrilen bir kamyondan kaçtıkları.
Şehir efsaneleri bir kenara bence bu kuşlar küresel ısınma nedeniyle buradalar.Çünkü ana vatını Hindistan ve Afrika olan bu kuşlar sadece İstanbul da yaşamıyorlar.Ankara’da, İzmir’de, Londra’da, Köln’de de görülmüşler.
Ya kışın ?
İstanbul’da papağanların iki türü mevcut; büyük yeşil papağan (İskender papağanı-Psittacula eupatria) ve yeşil papağan (Psittacula krameri)Bu papağanlar diğer papağan türlerinin aksine soğuğa dayanıklı.Bu sayede kuzey yarım kürenin kışını atlatabiliyorlar.
Ne zamandır İstanbul’dalar?
Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, yeşil papağanın İstanbul’da ilk bilimsel kaydının 1992′de yapıldığını ancak kendisinin 1983′te bu türe rastladığını söylüyor.
Belki de ileride güvercinler ve martılar yerine papağanları yemleriz.
Herkese Tekrar Merhaba
Tekrar merhaba diyorum çünkü bu bloğu ilk kez yayınlamıyorum.Beni tanıyanlar bilir, geçen sene Aynamilas.blogcu ile yayındaydım.2010 YGS ve LYS nedeni ile yayın akışına ara vermek zorunda kalmıştım.Sınavlar bitter bitmez yayına devam etmeye karar verdim.Bu sene biraz değişiklik yapmak istedim ve .com uzantısı aldım, wordpresse geçtim.Böylesi hem daha rahat hem daha güzel.
Yakında yeni yazılarımı eklemeye başlarım.
Modern Kölelik
Otorite sahibi büyük devletlerin başka devletler üzerinde oluşturduğu bir sistemdir. Bu sistem her coğrafya için farlılıklar gösteriri ama temel ilke büyük devletlere katkı sağlamaktır bir nevi onlar için çalışmaktır.Türkiye de epeydir bu sistemin bir parçası durumunda bir devlet.
Dış ülkelerden alınan veya international fonlardan alınan borçlar bu sistemi önemli bir parçası.Alınan bu borçlar sayesinde ülkeler büyük ülkelerin yaptırımlarına maruz kalıyor. Bizim ülkemizde hala İMF nin lafı ediliyor.Başbakan bu konu da taviz vermeyiz, halkımızın çıkarları önemlidir dese de masadan ayağını çekemiyor.Çözüm İMF de olsaydı bundan önce alınan borçlar bir işe yarardı.Halimizi görüyoruz, işsizlik almış başını gidiyor, başımızdakiler geometriden bahsediyor, insanlarımız her şeyi boş vermiş kendini avutuyor.
Zamanında taşeron firmaları çıkartılar başımıza. Bu sayede kadrolu elemanlar yerine askeri ücretli elemanlar çalıştırarak işçi maliyeti azaltılıyor.Şimdi de hükümet özel istihdam büroları üzerinde çalışıyor.İşi iyice ileriye götürüyor.
Özel istihdam büroları nedir ?
Bir şirket 6 ayı geçmeyecek şekilde geçici işçi aradığında bu bürolar devreye girecek ve işçi – işveren arasında bir köprü olacak. Ancak bu sitem ile işçinin tatili, kıdem tazminatı ve çalışma tazminatı gibi hakları yok olacağı görünüyor. Avrupa de böyle bir uygulama var diye bunun bizde de olması gerektiğini düşünen devlet büyükleri Türkiye de yaşamıyorlar herhalde. Türkiye deki şarlar belli.Avrupa da 6 ay bu sistem içerisinde çalışan işçi 6 ay çalışmadan da yaşayabiliyor.Ancak bizdeki maaşlar belli.
Çözüm işverenin ekmeğine yağ sürmek değil, yabancı yatımcığı yerlilerden üstün görmek değil.Kriz çözmek için en alt tabakadan başlamak gerekir.Sen işçinin maaşını arttırırsan, rahatını sağlarsan zaten o parayı harcayacak, o para tekrar döner sermayeye katılacak.







